Dikkat !

Coranovirus salgını nedeniyle 04 Mayıs 2020 tarihine kadar hasta kabul edemiyorum.

Salgın sakinleşince yeni adresimde çalışmaya başlayacağım.

YENİ ADRES: Lotus Nişantaşı Ofis, Halaskargazi Cad., No:38-66, Kat:5, No:89, Osmanbey, Şişli, İSTANBUL.

Acil başvurularınız için asistanım Zübeyde hanımı 0533-5777256 no'lu hattan arayınız

hdDNA testi, sık görülen anöploidiler özellikle trizomi 21 (Down sendromu) için güncel ve güçlü bir tarama testi alternatifidir ve diğer tarama yöntemlerine göre daha üstündür. hdDNA testinde değerlendirilen DNA, annenin kanında dolaşan ve plasentanın sitotrofoblast hücrelerine ait DNA parçacıklarıdır. hdDNA testi bir tarama testidir ve amniyosentez/koriyonvillus biyopsisi (KVB/AS) ile tanının alternatifi değildir. hdDNA testi, 10. gebelik haftasından itibaren uygulanabilir. Erken uygulamalardan kaçınılmalı, tercihen öncelikle 11-14 hafta ultrasonografisi yapılmalıdır. hdDNA testi pozitif yani olumsuz ise mutlaka KVB/AS gibi tanı testleri uygulanmalı, sonuç doğrulanmadan gebeliğin sonlandırılması alternatifi sunulmamalıdır. Test negatif yani olumlu ise rutin takipte detaylı ultrasonografi yapılmalı, herhangi bir malformasyon ya da majör marker saptandığında tanı amaçlı girişim önerilmelidir.

hdDNA analizi ile ilgili Eylül 2017 metaanalizde, tekil gebeliklerde; trizomi 21, 18, 13 ve monozomi X için sensitivite (yakalama) oranları sırasıyla %99.7, %97.9 ve %99.0 ve %95.8 olarak belirlenmiştir. Ancak, yazarlar yüksek sensitivite oranlarıyla ilgili olarak tedbirli olunması gereğine dikkat çekmişlerdir. Bu metaanalizde hdDNA taramasının ikiz gebeliklerdeki etkinliği ile ilgili toplam 24 ikizi kapsayan beş çalışmanın verilerine göre sensitivite %100 dür, ancak yeni verilere ihtiyaç olduğuna dikkat çekilmektedir. Kanımca, bu oran günlük pratikte kullanılmamalıdır.

Bu aşamada seks kromozom ve mikrodel/mikrodup sendrom anomalilerini taramak mantıklı gözükmemektedir. Test %1-%8 olguda ilk örnekte sonuç verememekte ve bu durum ciddi bir sorun oluşturmaktadır.  hdDNA öncesinde yapılan ultrasonografik incelemede NT3.5 mm ise ya da konjenital anomali varsa direk invazif girişim ile tanı testlerine yönelmek gerekir. Önceden hdDNA testi normal sonuçlanmış olsa dahi bir fetusta sonradan ultrasonografide anomali saptanırsa invazif girişim önerilmelidir. hdDNA testi yapılmış gebelerde diğer kromozom anomalisi taramaları (ikili, üçlü, dörtlü test gibi) yapılmamalıdır. Ancak birinci ve ikinci üçay ultrasonografi incelemeleri ve/veya MSAFP taramaları yerini korumaktadır. hdDNA testi ile sık görülen trizomiler dışında bir grup ciddi kromozom anomalisi taranmamaktadır. Bu durum göz ardı edilmemelidir.

hdDNA testinin temel sorunları; yüksek maliyet ve sonuç verememe olasılığıdır.  Yöntemin klinik pratiğe uyarlanmasında üç seçenek söz konusudur;

1) Hibrid model: Birinci ya da ikinci üçay tarama testlerinin pozitifliği, ultrasonografik incelemede "soft marker" saptanması, ileri anne yaşı varlığı gibi orta risk grubunda cfDNA analizinin direk olarak uygulanması,

2) Primer tarama testi olarak tüm popülasyona uygulamak ki, maliyet nedeni ile bu aşamada önerilememektedir. Maddi endişenin söz konusu olmadığı gebeliklerde primer tarama testi olarak kullanılabilirse de, bu durum etik açıdan çatışmaya neden olmaktadır.

3) Koşullu model: Bazı Avrupa ülkekerinde tercih edildiği gibi birinci üçay tarama testi (11-14 hafta tarama testi) sonrası "ara risk" grubuna cfDNA uygulamak. Bu modelde farklı eşik değerlerde sensitivite, invazif girişim oranları ve trizomiler dışındaki tanısı koyulamayacak kromozom anomalilerinin oranları ve toplam maliyetler değişmektedir. Birinci üçay tarama testinde yüksek risk eşik değerinin 1/50 , düşük risk eşik değerinin 1/1000 olduğu model ülkemiz için düşünülebilir. Bu modelde riskin 1/50 den yüksek olduğu gebeliklerde direk invazif girişim, 1/50-1/1000 arasında olduğu ara risk grubunda cfDNA taraması önerilmelidir. Riskin <1/1000 olduğu grup ise düşük riskli olarak kabul edilip, ileri test yapılmadan yola devam edilebilir. Bu modeller matematiksel olup, klinik uygulama sonuçlarına ihtiyaç vardır. Tüm uygulamalarda ailelere alternatifleri sunan dikkatli danışmaya ihtiyaç vardır.

Bu aşamada, maliyetler yüksek olduğundan cfDNA taramasının tüm gebelere önerilmesinin ve böylesi bir uygulamanın SGK tarafından karşılanmasının talep edilmesinin doğru olmadığını düşünmekteyiz. Kadın-doğum uzmanlarınca ya da diğer ilgili hizmet sunucuları tarafından test öncesi ve sonrası doğru ve özenli danışma verilmesi çok önemlidir.