Makaleler

Dikkat !

04 Mayıs 2020 tarihinden itibaren YENİ ADRESİMDE sınırlı sayıda hasta kabul edeceğim.

YENİ ADRESİM: Lotus Nişantaşı Ofis, Halaskargazi Cad., No:38-66, Kat:5, No:89, Osmanbey, Şişli, İSTANBUL.

Acil başvurularınız için asistanım Zübeyde hanımı 0533-5777256 no'lu hattan arayınız.

Gebeliğin 15. haftasından itibaren yüksek çözünülürlüklü ultrasonografi aletleri ile fetal tıp alanında ve fetal anomali tanısında deneyim birikimi olan Perinatoloji uzmanları tarafından yapılan detaylı fetal incelemedir.

Genellikle fetusla ilgili hastalık riskinin varlığı durumunda uygulanır. İstek üzerine riski yüksek olmayan gebelerde de, tercihen 18-22. haftalar arasında uygulanabilmektedir. Detaylı ultrasonografi incelemesinin uygulandığı riskli durumlar aşağıda sıralanmıştır:

  1. Anomalili bebek öyküsü, annede, babada, bazen ailede anomali varlığı,
  2. Yapılan ilk ultrason incelemesinde şüpheli bir durum varlığı,
  3. Annede şeker hastalığı,
  4. Gebede MSAFP yüksekliği (2.0 MoM un üzerinde olması),
  5. Bebekte büyüme kısıtlılığı, bebeğin suyunun azlığı ya da fazlalığı,
  6. Gebelikte fetus için riskli olabilecek ilaç, alkol, kokain v.b. kullanımı, röntgen uygulanması,
  7. Anne adayının toksoplazmozis, sitomegalovirus, kızamıkçık, suçiçeği gibi bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilecek bir enfeksiyon hastalığı geçirmiş olması,
  8. Anne yaşının 35 üstünde olması, üçlü test, dörtlü test, entegre test, hdDNA testi ya da 11-14 hafta taraması gibi testlerin pozitifliği durumunda bebekte kromozom anomalisi riskinin değerlendirilmesi için yardımcı yöntem olarak,
  9. Akraba evlilikleri,
  10. Tek yumurta ikiz gebelikleri,
  11. Tüp bebek, ICSI gebeliği,
  12. Anne adayının aşırı kilolu olması,
  13. Maternal anksiyete ve ailenin isteği v.b.

Yöntemin ana amacı bebeğe ait organ anomalilerinin ve kromozom anomalilerine ait bulguların aranması ve değerlendirilmesidir. Organ anomalileri kabaca iç ve dış organlardaki şekil sorunlarıdır. Bunlar majör ve minör diye iki gruptadır. Majör olanlar sağlık problemi yaratırlarken, minörler tek başlarına genellikle sorun yaratmazlar. Minör anomalilerin canlı doğan bebeklerdeki sıklığı %15-20 iken, majörlerin sıklığı %2-3 civarındadır. Detaylı ultrason incelemesinin ana hedefi majör anomalilerin doğum öncesi dönemde tanılarının koyulmasıdır. Bu gruptaki anomalilerden 15. haftadan 40. haftaya kadar ilerleyen gebelik haftalarında %50 ile %80-90 kadarının tanısı koyulabilmektedir. Anomali tanısını 22. haftadan sonra koymanın yararı sınırlı olduğundan detaylı fetal ultrason incelemesi olabildiğince bu haftadan önce yapılmaktadır. Tercih edilen hafta 18-22 arasıdır ve bu haftalarda majör anomalilerin %70 kadarının doğum öncesi tanısı koyulabilmektedir. Bazı anomalilerin tanısının ancak ileri gebelik haftalarında koyulabileceği, bazılarının ise gebelik süresince görülmesinin mümkün olmadığı bilinmelidir.

Kromozom anomalileri ise özellikle 35 yaş üstü gebeliklerde daha sık görülen kromozom sayı ve yapı anomalileri olup, en sık rastlanan örneği Down sendromu (mongol bebek) tir. Detaylı ultrason hiçbir kromozom hastalığında kesin tanı yöntemi değildir, ancak bu hastalıklara ait ultrason bulgularının varlığı ya da yokluğu kromozom hastalığı riskini arttırıp, azaltabilmektedir. Bu amaçla yapılan detaylı ultrason incelemesinin bir diğer adı “genetik ultrason” olup, gebeliğin 15-22. haftaları arasında uygulanmaktadır. Bu inceleme ile Down sendromlu fetusların %75 inde, 13 ve 18 trizomili bebeklerin ise %90 inde ilgili ultrason bulguları saptanabilmektedir.
 

Tek gen hastalıkları adı verilen bir diğer grup hastalık ise sadece bu hastalık için özel riski olan ailelerde amniyos sıvısından ya da plasentadan alınan örnekteki bebeğe ait hücrelerde yapılacak moleküler tanı yöntemleri ile aranabilmektedir. Bu güne kadar genetik geçişli yaklaşık binlerce hastalık tanımlanmış olmasına karşın, bunlardan sadece bir bölümünün doğum öncesi tanısı koyulabilmiştir. Nadir durumlar dışında ultrason incelemesi bu hastalıklarda tanı yöntemi değildir. 

Detaylı ultrason incelemesi sırasında uterus duvarına ait sorunlar, fetus sayısı, fetusun canlılığı, amniyos sıvısı miktarı da değerlendirilir. Fetusa ait ölçümler alınır ve gelişimi değerlendirilir. Gerekli ise Doppler analizleri yapılarak bebeğin kan akımları hakkında bilgi toplanabilir. Gereken vakalarda rahim ağzı uzunluğu ölçülebilir.